Günümüzün popüler primer ve destekleyici tedavi yöntemi olan Ozon Terapi yurdumuzda giderek çoğalan merkezlerde halkımızın sağlığına kavuşmasına yardımcı olmaktadır.Hepimizin bildiği gibi ozon gazı doğa ve insan dostu bir gazdır. Stratosferde yer alan ozon tabakası güneşten gelen zararlı ultraviyole ışınlarını absorbe ederek fayda sağlarken dünyanın birçok ülkesinde büyük şehirlerde şebeke suyu ozon ile arıtılmaktadır.
Bunların dışında ozon gazının sağlığa faydaları saymakla bitmez. İlk kez 1850’li yıllarda tıbbın hizmetine giren bu gazın her geçen gün yeni bir faydası keşfedilerek günümüze kadar gelinmiştir. Tıbbın gelişmesine paralel olarak ozonun marifetlerini içeren çok sayıda kitap ve binlerce makale yayınlanmıştır. Avrupa’da 1000’in üzerindeki merkezde ozon terapisi ile milyonlarca hasta sağlığına kavuşturulmuştur. Yurdumuzda da Ankara, İstanbul, İzmir, gibi büyük ve bazı küçük şehirlerimizde 100’ün üzerinde merkezde uygulanmaktadır.
Biz merkezimizde ozon gazını tıbbi oksijenden elektrik(corona discharge) ile üretim yapan ve fotometrik hassas dozaj ayarlı son derece modern cihaz larla elde etmekteyiz ve yine tek kullanımlık ozon gazına uyumlu steril setlerle hastalarımıza uygulamaktayız. Piyasada sağlıksız şartlar altında ozon kullanılan merkezlere dikkat edilmesi gerekir. Mutlaka sertifikalı doktorlar tarafından uygulanmalıdır.
Ozon terapi çağımızın hastalığı kronik yorgunluk sendromu ve günümüzde neredeyse hepimizin ortak amacı haline gelen yaşlanmaya karşı kullanılan tedavilerde önemli bir yer almaktadır. Medeniyetin getirdiği olumsuz etkilerle çevre kirliliği ve sağlıksız ortamlar sağlığımızı etkilemektedir; toksik gazların solunması ve katkılı gıdalarla beslenmeyi bunların arasında sayabiliriz.
Ozon terapide ozon gazı vücutta serbest radikaller dediğimiz zararlı maddelerle reaksiyona girerek hücrelerimizi bunların zararlı etkilerinden korurken bir yandan da vücudun kendi antioksidan sistemini harekete geçirerek doğal yoldan korunmayı sağlar. Alman meslektaşlarımız bu işleme ‘Kan yıkama’ adını vermişlerdir.
Uzun süreli bir yaşam ve hatta daha iyi bir tanımlama ile güçsüzlük, sakatlık ve başkalarına ihtiyaç duymadan yaşayabilmek daha gerçekçi bir yöntem olan aralıklı tekrarlanan Ozon terapileri ile mümkündür. Bu sayede muhtelif fonksiyonlar yeniden canlandırılır; örneğin antioksidan koruma, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, enzimatik tamir sistemlerinin aktivasyonu, hormonal dengeleri güçlendirmek ve dengede tutmak, sinirsel iletişim ağlarını harekete geçirerek doğal dengede olumlu düzelmeler ve enerji artışı sağlamak, düzgün bir ruh hali ve hafızada artış, kanser ve damar sertliğine karşı koruyucu etki ve seksüel aktivitenin muhafazası gibi devamı olan faydalar sağlar. Bize göre ozon hiç kurumayan bir gençlik çeşmesidir.
Bütün bu saydığımız koruyucu etkilerinin (ultrapreventive etki) yanında ozonun bizzat tedavi edici etkisi saptanmış birçok hastalık mevcuttur. Bu hastalıklar arasında klasik tıbbi tedavi yöntemlerine kıyasla ozonun daha faydalı olduğu hastalıklar da vardır. Örneğin:
* Dolaşım bozuklukları,Buerger hastalığı ve venöz ülserler
* Enfekte yaralar
 |
|
 |
|
 |
|
 |
|
 |
iyileşmemiş bir ameliyat
yarası |
|
Diyabetik
Gangren |
|
Posttravmatik Doku nekrozu
osteomyelit |
|
Diyabetik Gangren
Tehdidi |
|
Güç İyileşen
yara
|
* Diyabet komplikasyonları
* Kronik yorgunluk sendromu
* Bası yaraları
* Migren
* Fibromyalgia
* Oto immun hastalıklar
* Allerjik durumlar (Ürtiker vs.)
* Cinsel fonksiyon bozuklukları
* Ağız boşluğunun kronik ve tekrarlayan enfeksiyonları (gingivit ve aft gibi)
Bu gibi hastalıklarda primer tedavi yöntemi olan ozon terapi diğer bazı hastalıklarda da komplementer tedavi yani destekleyici tedavi rolü üstlenmektedir. Bunların başında kanser hastaları gelir. İster Cerrahi tedavi ile kitle tümü ile çıkartılmış olsun, ister metastasları olsun yada kemoterapi ve radyoterapi ile tedavileri devam etmekte olsun bu gibi hastalarda uyguladığımız ozon terapi ile vücutta hiçbir tanı aracı ile saptanması mümkün olmayan hücresel yayılımların yok edilmesinde vücudun kanserle mücadele eden bazı hücreleri (makrofajlar, T-lenfositler vs.) güçlendirilmektedir. Ayrıca ozon terapi hastanın kemoterapi ve radyoterapiyi iyi tolere etmesine yardımcı olarak halsizlik, bulantı, kusma, iştahsızlık ve saç dökülmesi gibi yan etkileri minimuma indirir. Dolayısı ile bu etkileri görerek arzu ettiği dozajı uygulayamayan onkologlara da yardımımız olmakta ve daha etkili tedavi şansı doğmaktadır. Diğer bir faydalı etkisi de kemoterapi alan hastaların iyice bozulmuş olan bağışıklık sistemleri de regüle olmakta enfeksiyonlara karşı dirençleri artmakta, herhangi bir enfeksiyon nedeniyle tedavi programı aksamamaktadır. Bu komplementer tedavi grubunda sayabileceğimiz diğer hastalıkları şöyle sıralayabiliriz: Akut ve kronik enfeksiyonlardan özellikle antibiyotiklere ve kemoterapotik ajanlara direnç kazanmış bakteri,virus ve mantar enfeksiyonlarında (hepatitler, herpetik enfeksiyonlar;uçuk ve zona gibi, papillomavirus enfeksiyonları,tırnak mantarları, candidiazis,vs)klasik tedavi ile birlikte ozon kullanılması sonucu etkiler. Diğer bazı cilt hastalıklarında (atopik dermatit, acne, egzama sedef hastalığı ve selulit gibi)ve MS gibi romatoid artrit gibi otoimmun hastalıklarda amfizem,asthma,KOAH, idiopatik akciğer fibrozisi gibi solunum sistemi hastalıklarında, colitis ulcerosa,Crohn hastalığı gibi kolon hastalıklarında ve yaşlılığa bağlı maküler dejeneresans ve retinitis pigmentosa gibi göz hastalıklarında ve burada sayamadığımız daha yüzlerce hastalıkta ozon terapiyi klasik tedavi yöntemleri ile birlikte kullandığımız taktirde olumlu sonuçlar almaktayız. Ayrıca zayıflama amacı ile sıkı diyet altında olan kişilerde beraberinde ozon terapi uygulandığı takdirde yüz güldürücü sonuçlar elde edilmektedir. Kişi uygulamakta olduğu diyeti daha iyi tolere edebilmekte sinirlilik hali ve uyku bozukluğu gibi rahatsız edici etkiler asgariye inmekte ve ozonun vücutta metabolizmayı hızlandırıcı etkisinden istifade ile kişi daha hızlı zayıflamaktadır.
Biz kliniğimizde hastalığa göre değişen çeşitli terapi uygulama yöntemlerini (8 farklı uygulama) kullanmaktayız:
1- Majör otohemoterapi
2- Minor otohemoterapi
3- Torbalama
4- Kupa Tedavisi
5- Eklem içi, eklem civarı, adele içi uygulamalar
6- Ozonize yağ uygulamaları
7- Ozonize su uygulamaları
8- Rektal ensuflasyon
Yurdumuzda yeni yeni tanınmakta olan ozon terapiyi özellikle meslektaşlarımız iyi bilmedikleri için şimdilik çekimser kalmakta ve hastalarının sorularını yanıtlayamamaktadır. Biz internet ve telefon aracılığı ile bize ulaşan hastalara çok detaylı bilgi vermekteyiz. Amacımız böyle geniş etki yelpazesi bulunan ozon terapiyi insanlarımıza tanıtmak ve kolay ulaşılır bir şekle getirmektir.
İçinde bulunduğumuz mevsimin özelliği itibari ile domuz gribi virüsü yayılma özelliği göstermektedir. Bu tarihe kadar dünya genelinde 500.000 domuz gribi vakası ile karşılaşılmış bunlardan 5.000'i ölümle sonuçlanmıştır. Bu enfeksiyon karşısında tedaviden önce alınacak önlemlerin ön plana çıktığını görüyoruz. Bunlardan ilk akla gelen aşı rahatlıkla kullanılabilecek aşamalardan geçmediği için kişinin bağışıklığını güçlendirmekten ve birtakım hijyenik önlemler almaktan başka çaremiz bulunmamaktadır. Bağışıklığı güçlü olan bir kişinin domuz gribi enfeksiyonuna yakalansa bile sonuçta hafif atlatacağını bilmesi gerekir. İşte bu noktada 10 seanslık bir ozon terapi kürünün kazandıracağı bağışıklığın ne kadar değerli olduğunu bilmemiz gerekir.
Henüz yurdumuzda uygulanmamakla beraber birçok Avrupa ülkesinde takımlar ve olimpiyat ekipleri müsabakalara ozon kürleri ile hazırlanmaktadır.
Ozon doğal bir doping olup hiçbir yasal engel yoktur. Spor yaralanmalarında sporcu ozon terapi ile çok daha çabuk iyileşmekte ve takıma adapte olabilmektedir. Ayrıca bağışıklık seviyesini yükselttiğimiz için sporcunun gripal enfeksiyonlara yakalanma ve takımdan uzak kalma riski azalmaktadır.
Merkezimiz “Medikal Ozon Oksijen Derneği”nin üyesi olup çalışmalarımız Avrupa Ozon Birliği tarafından desteklenmektedir.
Prof. Dr. Atılay TAŞDELEN